Distopya.Org - From The Furious Piece Of Heavy Metal () => Röportajlar

: Zaman Gençlik Dergisi: Pentagram Röportajı

: [ 1 ]

RIPER 31.03.2008 16:09:16


Pentagram'ı bilenler, yolunun popüler kültürle sık kesişmediğini de bilirler. Ancak sahip oldukları sadık dinleyici kitlesi sonunda büyük müzik şirketlerinin de dikkatini çekmiş olacak ki, grup Sony BMG ile anlaşma imzaladı. Kendisini Batı sounduyla Doğu'da duran bir grup olarak tanımlayan ve çok uzun yıllardır müzik yapan Pentagram üyeleriyle görüştük ve Pentagram üzerine konuştuk.

Pentagram, 80'lerden süregelen batı anlamında rock müziğin ana istasyonu durumunda. Grup kurulduğunda, Bağcılar'daki bir düğün salonunda 200 kişiyle başlayan hikâyesine bugün oldukça sadık ve büyük bir dinleyici kitlesi ortak. Bunda, 1997'de yaptıkları Anatolia albümünün büyük katkısı olduğu aşikâr. Sürekli İngilizce söyleyen grup, Anatolia ve Aşık Veysel'den sonraki en iyi yorum kabul edilen 'Uzun İnce Bir Yoldayım'la çıkageldiği Türkçe parçalarla herkesi şaşırttı. Kliplerinin çarpıcılığı da bunda büyük rol oynadı. Ancak peşi sıra gelen 'Unspoken' albümünde İngilizceye ani bir dönüş yapan grup, 2001 yılında kendisi için özel bir sayfa açılması gereken Bir'i yayımladı. Özel sayfa ibaresi; tüm şarkıların ilk kez Türkçe olmasının da ötesinde, metafizik vurgusu güçlü bir manifestoyu da içermesi nedeniyle" Uzunca bir sessizlik dönemi; ortada hâlâ bir albüm yok" Ama Pentagram 20. yıl DVD'si ve bu akşam Bostancı Gösteri Merkezi'nde gerçekleştirilecek gala konseriyle huzurda" 1992'de eski üyesi Ümit Yılbar'ı Doğu Anadolu'da teröre şehit veren grup, Ogün Sanlısoy ve Demir Demirkan'ı bünyesinden çıkarmaya uzanan 'bizden bir hikâye'ye sahip. Yapılan nitelikli bütün rock albümlerinde şu isimlerden birisi mutlaka karşınıza çıkacaktır: Hakan Utangaç (Gitar-Vokal), Tarkan Gözübüyük (Bas gitar-Vokal), Murat İlkan (Ana vokal), Metin Türkcan (Gitar-Vokal), Cenk Ünnü (Davul-Vokal)

Kurulduğunuz yıl olan 1986'dan bu yana, rock müzik bu kadar yükselişe geçmesine rağmen, 'heavy metal' denince yalnızca Pentagram'ın anlaşılmasını neye bağlıyorsunuz?

Cenk Ünnü: O yıllarda İngilizce sözlü 'heavy rock' bir albüm yapmak gerçekten çok zordu. Albümün çıkması için bizden vermemiz istenen hiçbir ödünü kabul etmedik. Sonraki zamanlarda da karşılaştığımız birçok zorluğa rağmen birbirimizden hiç kopmadık ve yaptığımız işe olan inancımızı hiç kaybetmedik.

Tarkan Gözübüyük: Müzisyen olmak Türkiye'de "geçerli bir meslek" sınıfına pek giremiyor. Hele 80'li yıllar ve üstelik de marjinal bir müzik tarzı söz konusu olduğunda, çoğunluk tarafından yakıştırılan tanımlama "abesle iştigal" oluyor haliyle. Bizim dönem müzisyenler bunun sıkıntısını çok yaşadı. Biz bu anlamda sıra dışı bir direnç ve kararlılık gösterdik.

Pentagram'ın müziği kadar lirikleri de felsefi bir bakış açısının yansıması. Bu da grup üyelerinin zihinsel seyrini dışa vuruyor. Derinliğinizin yeterince algılanabildiğini düşünüyor musunuz?

C.Ü: Yaptığımız ilk albüm hariç diğer albümlerimizde müzikalitenin yanında dünyada yanlış giden bazı olgulardan bahsettik. Bunu anlatırken kullandığımız dil felsefi bir bakış açısını ortaya koymakta.

T.G: Yaptığımız kompozisyonlarda, sözler ve müzik bir bütün halinde kalbimizden geçenleri açıklıkla yansıtıyor. Bunun dinleyicilerin tamamı tarafından fark edilmediği var sayımına pek katılmıyorum. İnsanlar ihtiyaç duyduğu mesaj neyse dinlediği müzikten onu alıyorlar. Bu da bu işin doğası ve bana göre en sihirli tarafı.

H.U: Bence farkındalar; yıllar sonra bir kez daha dinlediklerindeyse başka bir şey ifade edecektir. Ama müziğin hissettirdiğini es geçmeyelim.

Bir albümünün metafizik yanı çok çarpıcı. Müzikaliteniz, yaşam ve ölüm arasındaki yolculuğu olanca keskinlikle anlatıyordu. Hayat ve ölüm arasındaki yolculuğa nasıl bakıyorsunuz?

C.Ü: Hayat ve ölüm, her canlının karşılaşacağı iki gerçek. Önemli olan insanın hayat ile ölüm arasındaki yolculuğunda pişmanlık duymadan, kimsenin hakkına tecavüz etmeden dünyadaki nimetlerden faydalanmasıdır.

M.T: Aynen sorduğunuz gibi yani bir yolculuk gibi bakıyorum. Mümkünse de çok fazla bavul vs... gibi fazlalıklar olmadan devam eder inşallah.

T.G: Büyük hayret ve hayranlıkla bakıyorum.

Düşünce çarpışmaları yaşar mısınız?

C.Ü: Az da olsa kendi aramızda farklı düşüncelere sahibiz. Ancak işin güzel tarafı tartışarak bir sonuca varabilmemizdir.

H.U: Beş parmağın beşi bir değil ki!

Sıkça biraraya gelmediği söylenen grup üyelerinin bu çarpışması, müziğe nasıl yansır?

H.U: Beş parmak bir tokada dönüşüyor.

T.G: Sürekli beş kişi beraber dolaşmadığımız doğru ama bu sıkça görüşmediğimiz anlamına gelmiyor. Aramızda herhangi bir düşünsel çarpışma olduğunu söyleyemem. Elemanlar arasındaki duygusal veya düşünsel çeşitlilik, müziğe ifade zenginliği olarak yansır.

Pentagram, 2002'deki Bir albümünden bu yana en suskun dönemini yaşadı. Bu suskunluk, nasıl bir sürecin yansıması?

C.Ü: 2002'den sonra yurtiçinde ve yurtdışında çeşitli festivallerde ve konserlerde çaldık. Daha sonra müzik piyasasında yaşanan olumsuzluklar, plak şirketimizin kapanması ve her birimizin yine müzikle ilgili farklı çalışmaları olduğundan dolayı bir süre ara verme gereği duyduk. Ancak şimdi yine yayındayız...

T.G: Müzik, üzerinde ustalaştıkça daha da karmaşıklaşan bir fenomen. Albümlerdeki parçaların yazılması, çalınması ve kaydedilmesinden önce, bu parçaların kendi ruhunu ve niyetini gösterdiği bir dönem oluyor. Bu dönemde sabırlı bir gözlem yapmak ve bir sonraki albümün sizi nasıl bir maceraya yönelttiğini iyice kavramak gerekiyor.

Anatolia albümü ile televizyonla tanışan bir Pentagram söz konusuydu. Ancak Bir'de yine bir içe kapanma yaşadınız. Bu geri adım, popüler kültürün içinde algılanmaktan çekince duyduğunuzu düşündürttü"

T.G: Popüler kültürün neresinde yer alacağız diye planlar yapmıyoruz. Çalışmalarımızın başında veya televizyonda ne boyutta yer bulduğu tamamen tesadüflere bağlı oldu bugüne kadar.

H.U: Koşullarla direkt bağlantılı, o zaman şartlar farklıydı. Şimdi daha da farklı. Biraz da pek peşinde değiliz açıkçası.

Sony BMG ile anlaşmanız ekranlarda sıkça karşılaşacağımız bir grubun mu habercisi?

M.T: Umarım; çünkü müzik paylaştıkça güzelleşen bir şey. Diğer hali de güzel elbette; ama prova mı, konser mi diye sorarsanız hiç düşünmeden konser derim.

H.U: Bilemem ama çok da hoşlandığımız bir durum değil. Röportajlar bizi çok kasıyor. Devamlı kafanızda otosansür uygulayarak konuşmak pek bir zor oluyor.

Pentagram için Anadolulu mu diyelim, yoksa yalnızca doğulu bir grup mu?

M.T: Doğulu Anadolu grubu, batı soundlarıyla.

T.G: Dünyalı bir grup dersek en doğru olur.

H.U: Dünyada; ama doğusunda galiba.

Türkiye'deki birçok rock grubu için referans olmak bir ağırbaşlılık gerektirir mi?

CÜ: 20 küsur yıllık maceramızda karşılaştığımız pek çok zorlukla bugünkü gruplar karşılaşmıyor. Bir anlamda daha şanslı olduklarını söyleyebiliriz. Ancak referans olmak için yapmamız gereken birkaç iş daha var...

M.T: Gerektirir mi bilemem fakat müzik işin içine girdiğinde cıvıdığımızı da pek söyleyemem.

T.G: Bizim yaptıklarımızın da bir sonraki kuşağa yansıması ve yeni topluluklara cesaret vermesi önemli. Biz bunun için ağırbaşlı bir tutum takınmaya çalışmıyoruz; ama yaptığımız işe gereken özeni gösteriyoruz.

H.U: İki saat süren bir konserde ortalama 5000 küsur kere kafa salladığımız düşünülürse gerektiriyor galiba.

Gold 31.03.2008 18:37:36
5000 küsür kafa sallama öh..adamın başı ağrır pis

RIPER 31.03.2008 19:51:57
Konu dışına çıkmayalım ama headbang olayını fazla abartmayın derim.Baş diğilde boyun kopuyor.Headbang yaparken kustuğumu bilirim.

Gold 31.03.2008 21:51:20
Türkiye yi Temsil Eden kendini kanıtlamış Tek Grup..

Megirldeth 01.04.2008 17:04:39
hayret zaman gazetesine aykırı bir grup pentagram. demekki dergileri gereken duruşu sergileyebilior


: [ 1 ]